
ŞU BİZİM DÜĞÜNLER ADAMI DÜĞÜMLER !
Anadolu kültürünün en güzel, en coşkulu, en detaylı ve en özel olaylarıdır düğünler. Ancak ne var ki düğünlerden de önemli bir şey vardır ki, "Adetlerimiz"
Söylemeden geçemeyeceğim, bu konuyu uzun bir süredir yazmak istiyordum. Tecrübe ve bilgi paylaşımı açısından büyüklerimden aldığım bilgileri sizlerle paylaşacağım.
Şimdi olaya en baştan başlayalım (ki bu adetlere göre olmazsa olmazlardandır); "Kız isteme!"
Olayın vehametini gözler önüne sermek için, bir de sizin güzel hatırınız için şöyle bir giriş yapalım isterseniz,
"Kız istemenin de bir adeti vardır canım.."
Kız istemeye gidilirken çiçek yaptırmak adettendir. (Bence bu adetten falan değil, eğer adetse atalarımızın çiçekçilikle uğraşan kesimi tarafından eklenmiştir. Çiçek almak kibarlıktır, bunda bir sorun yok, insan canı ne zaman isterse çiçek alabilir.)
Çikolata ya da lokum yaptırmak ta adettendir. Kız istemenin ardından eğer kız verildiyse adetler zinciri devam edecektir zaten.
SÖZ VE NİŞAN
Hayırlı bir işin, önemli bir başlangıcıdır söz kesimi. Söz kesilirken konu komşuya haber vermek adettendir. Söz kesilirken ikram verilebilir, bu da adettendir. Söz kesildikten sonra sıra nişana gelmiştir.
Nişandan önce (Bunun için nişan yapılması da şart değil) alışveriş yapılır, adettendir... Bunun halk arasındaki söyleniş şekli "Masrafa çıkmak"tır.
Masrafta erkek tarafı para harcama konusunda gövde gösterisi yapar. (Yapmak istemeyene de zorla yaptırırlar) Sakın neden demeyin, adettendir.
Masraftan sonra yemek yenir, kimi eve gider kimi başka bir yere, tabi ki adettendir.
Bu arada unutmadan yazmamda fayda vardır ki, erkek tarafı kız tarafını sülale boyu giydirir. E tabi canım, bu da adettendir.
Nişan olayını zaten FBI dahi çözemez. Ne için nişan yapılır bunu da yıllardır anlamış değilim. Büyükler yıllar önce bu uygulamayı başlattıklarına göre bunun da vardır bir sebebi...
Nişanda nişan elbisesi almak adettendir. Ha bir de nişanda takı takmak en önemli adettir sınırım. Zaten nişan yapmak, altın takıldığını eşe dosta göstermek için en önemli fırsattır.
DÜĞÜN TELAŞI
Düğün telaşı hem zordur hem de tatlı bir heyecan verir insana. Ev dizilirken yatak odası takımını kız tarafı alır, çünkü adettendir. Aslında bu adetler yerine ve kişisine göre değişir. Mesela mutfağı da kız tarafı hazırlar. Adettendir. (Her nedense son yıllarda bu da erkek tarafına kalıyor. Öyle zannediyorum ki atalarımız hesap hatası yapmışlar.)
Kalan eşyayı da erkek tarafı bir şekilde tamamlar. Eşya alırken gümüş takımları, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, oturma grupları, misafir takımları, vesaire eşyalar tam takır tamamlanır. Sonuçta adettendir. (Gerçi eskiler burda da hesap hatası yapmışlardır. Bunların ileride icat edileceğini nerden bilsinler?)
Tohum davarı getirilir düğüne az bir süre kala. Olmazsa olmazlardan biridir. En bariz, en belirgin adetlerden biridir bu.
Düğün çok yaklaşmıştır artık. Kına gecesi yapmak gerekir. Aslında kadınların oynamaya falan pek gönlü yoktur amma adettir sonuçta.
Velhasıl kelam, kadınlar patlayana kadar oynarlar kına gecelerinde. Erkekler arada kapıdan bakmaya yeltenirler, hatta bazen güvenliği yarıp içeri girip, bakın ben de oynayabiliyorum diye marifetini bayanlara gösterenler bile olmuştur tarihte. Bu bile adettendir kimine göre.
Kına gecelerinde açık giymek modadır. Onlara sorsanız buna da adettendir derler ya neyse...
Düğün yapılır. Takılar takılır. Dedik ya kardeşim bunlar hep adettendir. Düğünde kös kös oturmak ta nerden çıktı?
"Hadi hadi kalk oyna, adettendir.." diyenler olsa da (beni kandıramadılar şimdiye kadar)
oynamak ta adettendir oynamamakta...
Konvoylar düzenlenir. Zarflar, kimi zaman boş kimi zaman da üç beş lirayla savrulur, adettir sonuçta.
Ben bu yazıyı bitiriyorum arkadaş, adetleri saymakla bitiremedim ona yanarım.
Niye mi?
Gelin başı, yüz görümlüğü, bilmem ne parası, yok bıçak pastayı kesmiyor parası, daha sayamadığım onlarca adet var da ondan?
M. Beşir BUYRUK mbesir24@hotmail.com
Yazının Yayın Tarihi: 17 Ağustos 2008 Pazar Bu köşe yazısı 944 defa okundu. Toplam 545 kelime
Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Arkadaşına Gönder
[ Geri Dön: M. Beşir BUYRUK ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|